Kategori arşivi: Başarı Hikayeleri

Gözde Taşkın


Herkese merhaba, öncelikle o zamanlar çok farkına varamasak da bize öğrettiği her şey için tüm hazırlık hocalarına çok teşekkür ederim.

Ben de her şeye sıfırdan başlayanlardanım. Öyle ki adımı sorsanız bakıp kalacak belki de ne dediğinizi dahi anlayamayacak kadar kötüydüm. Biraz heyecan biraz korku ile başladığım hazırlık maceram o kadar da kötü gitmedi :).

Fark ettim ki yeni bir dil öğrenmek yeni bir dünyaya giriş yapmaktı, eğlenceliydi ve asla imkansız değildi.

Alışma sürecini atlattıktan sonra kelimeleri hızla öğrenmeye ve dağarcığımı geliştirmeye başladım. Cümle yapılarını öğrenirken de kelimelerle birlikte daha kolay cümleler kurabiliyordum. Tüm günümü ingilizceye ayırabilecek kadar boş vaktim vardı. Ama ben sadece ödevlerimi yapmakla yetiniyordum. Okulda can kulağıyla dinleyip akşam da sadece göz gezdiriyordum. Ansızın gelen quizler bizi sürekli çalışmaya her an tetikte olmaya zorlasa da bir süre sonra ona da alışmıştım ki zaten garip bir şekilde başarılı da oluyordum.

Başladığımdaki ben ile pre-int ben arasında dağlar kadar fark vardı. Sadece dersi dinleyip ödev yapmakla bu aşamayı kaydeden ben evde üstüne bir şeyler koysaydım çok çok daha iyi bir seviyede olurdum, eminim. Kurları takılmadan yüksek geçiyordum, quizlerim hep yüksek geliyordu portfoliomu da tamamlıyordum her şey yolundaydı ve

‘Ben iyiyim evet, çalışmadan da yapabiliyorum, kaptım ben bu işi’ dediğim intermediate kurunda çakıldım.

Arkadaşlarım yoluna devam ederken ben kendime olan gereksiz güvenimden o kurda kalmıştım ve tekrar okumak zorundaydım. Yalnız kaldım, nerede yanlış yaptığımı düşündüm çünkü beginnerdan başlayan birinin kalması demek okulun uzaması demekti ve benim de öyle olmuştu. Tüm motivasyonum düşmüştü kendime olan güvenim kırılmıştı ama bir bakıma iyi de olmuştu. İngilizceyi yapabildiğimi düşünürken aslında bu işin o kadar kolay olmadığını çaba, emek, süreklilik gerektirdiğini asla vazgeçmemem gerektiğini ve ne olursa olsun kendimi yeterli görmemem ve geliştirmem gerektiğini anladım. Kaldığım kurda artık gün içinde de çalışıyordum sadece ödev ve okul değildi. Listening ve writing alıştırmaları, grammerde olan hatalarımı düzeltmeye çalışmak derken çok verimli iki ay geçirdim ve okul bitti.

Okulumun uzadığını, yeni döneme tekrar hazırlıkta başlayacağımı kabullenmeye çalışırken, o yıl yeni başlayanlarla birlikte hazırlıkta olan öğrenciler de hazırlığın başında yapılan sınava girebileceklerdi. Eğer başarılı olursa hazırlık bitmiş olacak olamazlarsa da o sınava göre belirlenen yeni seviyede (alt veya üst olarak bunu göze alarak girilecekti sınava) başlayabilecekti ve bu bence çok büyük bir fırsattı. Tabi ki de o sınava girecektim ve geçmek için elimden geleni yapacaktım.

Öyle de oldu koca bir yazı arkadaşlarımın tatil fotoğrafları ile kursta ingilizce çalışarak geçirdim.

Evet ben kursa gittim ama şart mıydı değildi sadece benim yol gösterebilecek birilerine ihtiyacım vardı gitmeden de  sıkı bir çalışmayla elde edilemeyecek hiçbir şey yok buradaki kilit nokta

‘istemek’.

Sınav günü o tatil fotoğraflarına baktığım arkadaşlarım ile sınava girdik ve onların arasından sadece kazanan bendim.

Evet o güneşli günleri feda etmiştim ama buna değdi.

Geçmişe dönüp baktığımda şimdiki düşüncelerimle, evet belki çok çok farklı olmazdı ama gün içinde boş oturmaktansa bir kitap okurdum, ödevlerle yetinmez üstüne sürekli bir şeyler koymaya çalışırdım ve böylece de kalmadan geçebilirdim.

Hazırlık çok güzelmiş arkadaşlar. Sürekli değişen ortam, o sınıfın havası, İki Eylül ulaşım çilesi ve birbirinden değerli hocalar geriye bakınca özlediğimi fark ediyorum. Şimdi 3. Sınıftayım İngilizce İşletme okuyorum ve o adını söyleyemecek durumda olan ben İngiltere’ye gitmeye hazırlanıyorum 🙂 Asla pes etmeyin sadece çalışın olmadığını görseniz bile daha çok çalışın ve hiçbir şeyin sizi alıkoymasına izin vermeyin.

Gözde Taşkın

Reklamlar

Fatma Çiçek


Hazırlık okuluna dair hatırladığım en net şeylerden biri bir arkadaşımın “hocam apple ne?” sorusu. Böyle başladı benim için. Apple ne demek onu bile bilmeyen bir grup insan düşünün. Sayfalarının her bir yeri anlamı yazılmış kelimelerle dolu olan kırmızı bir kitap. Elementary seviyesinden önce beginner kitabını da gördük hatta.

Sonra kur atladıkça azaldı bilinmeyen kelimeler, karalanmadı önceki kadar sayfalar. Gözde büyüyen şeyler azaldı, küçüldü.

En alt seviyeden başlayarak hiç takılmadan bir senede bitirmek çok da kolay olmadı tabii, ki zaten kimse başlangıçta kolay olacağını iddia etmiyor. Ben o gün ne işlendiyse eve döndüğümde tekrar etmeye çalıştım çünkü dili kısıtlı zamanda öğrenmeye çalıştığınız için çok fazla bilgiyi aynı anda sindirmeniz gerekiyor.

Bu yüzden yaptığım tek şey dersi düzenli olarak derste anlamaya çalışmak ve tekrar etmekti.

Hocamın söylediği bir sözü de kulağıma hep küpe yaptım: “ Kendinizi İngilizce’ye gömün”. Benim elimden gelen buydu, en iyisini yapmaya çalıştım ve kalan kısmı da değerli hocalarım halletti.

Bu konuda uzman olmasam da kendimden yola çıkarak söyleyebilirim ki motivasyon çok önemli bir detay. Herkes gibi ben de zaman zaman çok yoruldum, sıkıldım ama çalışmayı hiçbir zaman tamamiyle bırakmadım. Ben de hala birlikte olduğum arkadaşlarım da elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Bazen tembellik ettiğimiz oldu ama bu süre hiçbir zaman çabaladığımız zamanı geçmedi.

Şu an Eskişehir’de 4. senem ve 3. Sınıf business administration öğrencisiyim. Son senemi İngiltere’de okuyacağım ve düşündüğüm zaman hazırlığa daha yeni başladım.

Herkesin idealleri, hayalleri vardır ya da hiç yoksa bile hazırlığı geçmek sizin için bir fayda sağlayacaksa ve bunu sizden önce kendi çabalarıyla başarmış sayısız insan varsa neden bunu siz de yapmayasınız ki?

Fatma ÇİÇEK

ECENUR GUVEN


”Merhaba, Ben Ecenur Güven. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesinde Sinema ve Televizyon öğrencisiyim. 2015-2016 yılı okul döneminde Yabancı Diller Yüksek Okulu’nda hazırlık okudum. Hazırlık eğitimi benim bölümümde zorunluydu, yani belirli bir düzeyde dil bilmek gerekiyordu. Ki, bana kalırsa, hazırlık eğitimi bana zorunlu kılınmasaydı da ben hazırlık okumak isterdim.

“Dil öğrenmek demek, bir dilde bulunan kelimeleri bilip uygun gramere göre konuşmak demek değildir. Aynı zamanda bir kültüre tanıklık etmektir.”

“Bir dil bir insan” cümlesi hayatımda daima kulağıma küpe olmuş cümlelerdendir. Fakat bu cümle motivasyonu ne kadar artırırsa artırsın dil öğrenmek bambaşka bir olaydır. Dil öğrenmek demek, bir dilde bulunan kelimeleri bilip uygun gramere göre konuşmak demek değildir. Aynı zamanda bir kültüre tanıklık etmektir.Bir kültür ile özdeşleşmektir. Bu noktada hazırlık okuduğum için, özellikle Anadolu Üniversitesinde hazırlık eğitimi aldığım için çok memnunum.
Zor bir okuldu, çok fazla insanda bu okulun zorluğundan yakınıyorlardı ama yanılıyorlardı. Derslere düzenli gelen, derslere katılan, verilen ödevleri ciddi olarak yapan bir öğrenci için zor değildi.  Çünkü ödevler verilen derslerden bağımsız değil destekleyiciydi. Bunun yanı sıra sınavlarda sorulan soruların tamamına yakını hali hazırda derslerde işliyorduk. Farklı bir konu ile karşılaşılmıyordu.

“Öğretmenlerin kişisel olarak ilgilenmesi, sizin eksiklerinize göre verilen alıştırmalar, ya da oyunlar çok güzeldi.”

Öğretmenlerin kişisel olarak ilgilenmesi, sizin eksiklerinize göre verilen alıştırmalar, ya da oyunlar çok güzeldi. Hazırlık okuduğum için benim için çok eğlenceli bir dönemdi. Öğretmenlerin kişisel olarak ilgilenmesi, sizin eksiklerinize göre verilen alıştırmalar, ya da oyunlar çok güzeldi. Okul içerisinde belki de hiç tanışamayacağım insanlarla tanışmamı sağlaması da cabası. Hazırlık herkesin söylediği kadar uğursuz bir şey değil, hazırlık sadece dili rahatça öğrenebileceğiniz ve gözünüzün arkada kalmayacağı yer. Zorluğu ise hazırlık değil, dili öğrenmek. E, o da olsun o kadar!”

ELİF TAŞKIN


  • Nasıl başarılı oldun?

Eğitimime A kurundan başladım. Yani hazırlık sınıfına geldiğimde belirli bir temelim vardı. Yapmam gereken şey, bu temelimin üstüne sağlam bilgiler eklemekti. Bunu da okulda verilen bilgiler ve kaynaklar ile yapmak çok da zor olmadı. Derslere düzenli bir şekilde gelindiği, dikkatli dinlendiği ve gerekli tekrarlar yapıldığı sürece aşılmayacak bir şey değil. Önemli olan gözümüzde büyütmemek ve bu işi bir eğlenceye yani hobiye çevirmek.

 

 

  • Nasıl çalıştın? Arkadaşlarına neler tavsiye edersin?

Çok çalışıp kafamı kitaplara gömmek yerine düzenli ve doğru çalıştım. Kendimi iyi analiz ettim ve en çok eksik olduğum ve üstünde durmam gereken konuları belirledim. Mesela benim Grammar ve Vocabulary konusunda ciddi eksiklerim vardı. Derste geçirdiğim zamanın çoğunu bu iki konuyu anlamakla geçirdim. Anlamadığım konularda internetteki konu anlatımlarından ek yardım aldım. Bunun dışında daha az eksik olduğumu düşündüğüm konularda da kendime zaman ayırdım. Bence en önemli olan şey eksik olduğun kısımları belirleyip en çok o kısımlara eğilmek.

  • Şimdi ne yapmayı planlıyorsun? Ne yapıyorsun?

Hazırlık bölümünü geçmek demek İngilizcemiz mükemmel oldu demek değil maalesef. Daha kendimizi geliştirmemiz gereken çok konu var. Bu yüzden haziran ayında İngiltere’ye bir dil okuluna gidip bu okulda öğrendiğim bilgiler.i desteklemek istiyorum. Haziran ayına kadar da kendimi altyazısız filmler ve yabancı dil romanlarla kendimi geliştirmeye devam edeceğim.

 

Mezunlarımızdan Faruk Değirmenci


Merhabalar,

Tahmin edildiği gibi gece gündüz İngilizceye çalışmadım. Elimden geldiğince dersleri dinleyip istekle derse katıldım. Doğrudan dersle ilgili olmasada ingilizceyi hayatıma sokmaya çalıştım. Muafiyet sınavına girebilmeyi sorun etmeyin sadece işlenilen kitabın işaret ettiği noktalara -kelime, grammer- çalışın, kitap dışı bişey sorulmuyor. Muafiyet sınavı için hazırlıklı olmak adına işlenilen konuyla alakalı az da olsa ekstra çalışmak yeterli.

En önemli tavsiyem bunu bi zorunluluk görmeyip hayatınıza ingilizceyi sokmaktan keyif almaya çalışmak. Bu ders dışında da İngilizceyle ilgilemenizi sağlıyacak. Sonuç itibariyle evrensel bi dile hakim olmak sizin daha büyük bi kitleyle iletişime geçip güveninizi arttıracak. Bulunduğumuz yer hazırlık ve herkesin tek amacı dil öğrenmek-öğretmek bunu fırsat olarak görün. Arkadaşlarınızla ingilizce konuşun, ingilizce yazışın utanılacak durum yok bunun için ordasınız üstelik herkesin anlamadığı bi dil kullanmanın zevkli bi yönü var. Biçok arkadaşım ingilizce konuşmak istemiyordu. Bu hem benim için hem onlar için konuşmayı geliştirmeye engel. Sonuçta eve dönünce ailemle yada hazırlık okumayan arkadaşımla ingilizce konuşamıyorum. Bunu yapmayın lütfen.

mezunlarımızdan faruk değirmenci

Ben ingilizceme için bişeyler katmaya devam edicem, bilgim temel sayılır. zaten izlediğimiz dizi – filmler, takip ettiğimiz 9gag gibi sosyal medya araçları hep ingilizce olunca ister istemez maruz kalıyoruz. Eğitim teknolojileri de bu yönüyle önemli. Derste zorunlu olduğu için eğlenceli gelmeyebilir ama bunlar ingilizce bilen daha çok insan bulabilirmenin kaynağı olarak kullanabileceğiniz uygulamalar.

Herkese başarılar 🙂

Mezunlarımızdan Sinem Karakuş


Ben 2016-2017 Güz döneminde İngilizce Hazırlığa Intermediate seviyesinde başladım. İngilizceyi eğitim hayatım boyunca çok sevdiğim için çalışırken çok sıkıntı çekmedim. Hazırlıkta olduğum süre boyunca derslerden sonra işlenilen konu ile ilgili kısa tekrarlar yaptım. Bilmediğim kelimelerle ilgili cümleler kurdum ve böylece onları kısa sürede öğrenebildim. Liseden beri dinlediğim yabancı şarkıların sözlerini çıkarıyordum. Buna hazırlık döneminde de devam ettim. Ayrıca izlediğim yabancı dizi ve filmlerin de kelime açısından yardımı dokundu. Bunların dışında Hazırlığın bana kattığı en önemli şey konuşma pratiğimin gelişmesidir. Çünkü daha önce pratik yapma imkânım yoktu. Hem akıcı hem de doğru konuşmayı öğretmenlerim ve arkadaşlarımla pratik yaparak geliştirdim. Bu konuda özellikle öğretmenlerimin çok yardımı oldu. Bölümümde istediklerimi başarmak için akademik kariyer yapmaya karar vermiştim. Yabancı dil öğreniminin kariyerimdeki etkisinin bilincinde olduğum için İngilizce seviyemi elimden geldiğince yükseltmeye çalışıyorum. Böylece eğitim için yurt dışına çıktığımda birçok insanın önüne çıkan büyük engeli ortadan kaldıracağımı düşünüyorum.

Mezunlarımızdan Pelin Cömert


​Hi guys! 🙂

Ben Pelin Cömert. Hepimizin gözünde çok büyüttüğü Anadolu Üniversitesi hazırlık okulunu bende 1.5 yılda tamamladım. Lisedeyken ingilizcesi iyi olan öğrencilerdendim (yada ben öyle sanıyodum çünkü ilk yılımda kaldım😄). İlk senemde yeterince verimli çalıştığım söylenemez, geçerim gibi bir düşüncem vardı ama sonradan çalışmadan bu okulu bitiremeyeceğimi anladım. 3. yarıyıl dönemimde kendimi ciddi anlamda İngilizce öğrenmeye verdim. Derslerimi dikkatle dinledim, notlarımı tuttum, ödevlerimi özenle yaptım, sorular çözdüm ve tabiki bol bol kelime ezberledim. Hocalar sınıfta bir konuyu anlattığı zaman 2-3 gün içerisinde bende evde kendim o konuyu bitirdim. Genelde haftada bir ünite bitirdiğimiz için haftasonu mutlaka o üniteyi çalıştım. Kaynak sıkıntısı çektiğim zaman hocalarımdan yardım aldım. Ara ara writingler yazdım, hocalarıma kontrol ettirdim. Çok klişe olacak evet ama boş vakitlerimde çıkardığım kelimelere göz attım. Bu şekilde çalışarak bitirdim işte darısı öbür öğrencilere.😄 Şimdi bölümümdeyim ve mühendislik öğrencisi (çevre mühendisliği) olduğum için ingilizcenin benim için çok önemli olduğunu farkındayım bu yüzden kendimi bu konuda geliştirmeye gayret edeceğim. 

Hepinize başarılar!:)