Category Archives: Başarı Hikayeleri

Preisverleihung zum Kurzfilmwettbewerb “Die Farbe meines Charakters” Ein großes Dankeschön an die kreative Filmemacherin ÖZLEM TOPRAK, die ihr Werk mit uns geteilt hat!…


Advertisements

Hasret Özer


IMG-20160131-WA0012Yabancı dil öğrenmenin insana kattığı bir çok şey vardır. Hayatimizi sadece ana dilimizin konuşulduğu ülkeler de mi devam ettireceğiz? Veya buna mecbur muyuz? Hayallerimizi gerçekleştirmenin en önemli yolu iletişimden geçer ve bunun için öncelikle zihinsel olarak kendimizi bu işe adamamız gerek.

         “Hayallerin senin en gerçekçi düşüncelerin olsun.”
 Sadece derslere kendimizi vererek bu işi başaracağımızı düşünüyorsak yanılıyoruz çünkü yabancı bir dili öğrenmek için biyolojiksel olarak beynin sinirleri arasında sinapslara ihtiyacımız vardır ve bu sinapslar tek sefer de oluşmaz. Bunu başarabilmek için ancak eve gittikten sonra “Bugün ben ne öğrendim?” diye kendimize sorarak önce sorgulamalıyız kısacası tekrar yapmak hayat kurtarır. Sonrasın da bu öğrendiklerimizi daha fazla geliştirmek için okulların verdiği kitaplarla yetinmemeli, alternatif kaynaklar kullanmalıyız.
             
… kişinin bir işi sevmesinin diğer bir nedeni o iste başarılı olmasına dayanır.
Zaman bazen bizim en büyük düşmanımız, bazense dostumuzdur. Bu durum bizim davranışlarımıza göre şekillenir. Planlı ve düzenli çalışma sayesinde her geçen gün bilgilerimiz artar ve psikolojik olarak derslerde daha fazla etkili olduğumuz için öğrenmekte olduğumuz yabancı dili daha da fazla sevmeye başlarız çünkü kişinin bir işi sevmesinin diğer bir nedeni o iste başarılı olmasına dayanır. Sizde başaracaksınız yeter ki kopmayın ve dayanmaya devam edin, unutmayın yabancı dil bilmek sadece yurt dışında gezmek veya eğlenmekten ibaret değil; bu şeklide yurt dışında ki şirketlerle eşgüdümlü çalışmak ve çevrenizi olabildiğince büyütmek söz konusudur.
* Hasret Özer – İngilizce hazırlık – 2017/18 Güz

KADİR BAĞAŞ


IMG-20170902-WA0000-1

Merhaba,

İlk olarak buraya geldiğimde almanca bilgim neredeyse herkes gibi yok denilecek kadar azdı fakat yabancı dil öğrenmek ilgimi çektiği için kısa zamanda büyük mesafe kat ettim. Başlarda ne kadar Almanca’yı İngilizce ile karıştırsam da bir iki ayda bu durum tam tersine dönmeye başladı.

“Yabancı bir dili öğrenmek için tümden öğrenmeye odaklanmak şart!”

Ben hayatım boyunca çok fazla ders çalışmamış, sadece dersi derste öğrenme taktiğiyle ilerleyen bir öğrenciydim ama bu taktik burada işe yaramadı. 🙂

“Başarı için hiçbir zaman geç kalınmış değildir!”

İlk senemde hazırlığı geçemedim. 2. seneye A kurunda başladım ve daha sıkı çalışarak yarı dönemde geçmeyi başardım. Sizlere tavsiyem hocalarınızdan maksimum düzeyde faydalanmanız, ödevlerinizi ciddiye alarak yapmanız ve düzenli olarak ders çalışmanız. Hazırlığı geçiş notunuzun Erasmus için önemli olduğunu da unutmayın 🙂

ECE NAZ ASLAN


 

E7168849-3F7F-4A92-A3DE-9D30BC7E38CE

Hazırlık sınıfına başladığımda bildiğim tek Almanca kelime ‘nein’dı. İlk başladığımda çok zorlanacağımı düşünüp geriliyordum, zaten üniversiteye başlamadan önce de derslere günü gününe çalışan biri değildim ki bu sebepten yeterlilik sınavında 5 puan farkla başarısız oldım ve bir dönem uzatmalı okudum.

“Almanca’yı öğrenmek benim için deneysel bir çalışma gibiydi aslında. Sadece ne olacağını merak etmiştim.”

İlk aylarda bu şekilde devam etti, günü gününe çalışmıyordum ama aynı zamanda devamsızlık yapmıyor ve dersleri takip ediyordum. Zamanla kendimde dil konusunda gelişme gördüm, ki notlarım da bu gelişmeleri onaylayacak nitelikteydi. Notlarım iyiye gittikçe “Acaba günü gününe çalışsam ne olur?” diye merak ettim. Hiçbir gün okul sonrası saatlerce ders çalıştığımı hatırlamıyorum, sadece yeni öğrendiğim kelimeleri tekrar ettim ve gramer konularına göz gezdirdim diyebilirim. Haftalık ödev olan taskları aksatmadan yapıyordum.

“Vee… İşe yaradı. “

Hiçbir şekilde bir beklentim yoktu fakat Almancam gittikçe gelişiyordu, ben de bunu kullanmaya karar verdim. Almancam geliştikçe dile olan ilgim artıyor, ilgim arttıkça çalışmak; öğrenmek istiyordum. Seviyeme uygun hikaye kitapları okumaya başladım, bu sayede hem kelime dağarcığım gelişti hem de Almanca yazma yeteneğim arttı. Hatta telefonumun dilini de Almanca yapmıştım, mecburen öğreneyim diye. 🙂

Daha sonrasında fark ettim ki dinleme konusunda, diğer konulara göre biraz daha geri kalmışım. Bunu geliştirmek için de Alman müziğiyle ilgilenmeye başladım, Almanca şarkılar dinlemeye başladım, hoşuma giden grupları ve şarkıcıları keşfedip her dinleyişimde sözlerini kendi kafamda çevirmeye çalıştım, cümle yapılarını aklıma kazıdım.

“Dil, bir ders gibi öğrenilmez, onu yaşamımızın bir parçası haline getirmemiz gerekiyor.”

Tecrübelerimden yola çıkarak diyebilirim ki, hangi dil olursa olsun, yabancı dil öğrenmek herhangi bir dersi öğrenmeye pek benzemiyor. Bir dili öğrenmek için hayatınızın içine bir şekilde dahil etmeli, öğrendiğiniz dilin kültürüyle ilgilenmelisiniz.

 

NİSA ÇETİNKAYA


squarequick_2017327152036101

Öncelikle merhaba! Ben Nisa, size hazırlığı nasıl bitirdiğimi anlatacağım.

Bu sene hazırlıktaki 2. senem… Almanca’yı ilk defa geçen sene gördüm, lisede Bilişim okuduğum için sadece İngilizce görüyordum, o yüzden Almanca’ya dair hiçbir temelim yoktu. Bu nedenle hazırlıktaki ilk senemde başarısız oldum. Fakat bu sene olayın ciddiyetini anlamıştım ve Almanca’yı öğrenmek için elimden geleni yapmaya karar verdim.

“Öğrenmenin en önemli kuralı: istemek ve öğrenmeyi hedeflemek…”

Döneme A kurundan başladım. Bu sefer kendimden çok emindim, “yapabilen varsa ben neden yapamayayım?” dedim ve hemen işe koyuldum. Bunun için öncelikle dilsel yönden hangi beceriler konusunda zayıf olduğumu tespit ettim.  Elimden geldiğince alıştırma çözdüm, yazdığım tasklarda kendimi geliştirdim, derslerime etkin şekilde katıldım. Sonrasında başarı zaten kendiliğinden geldi…

“İnanmak başarmanın yarısıdır derler ya, aynen öyle.”

Bu yaptığım şeyler sayesinde Şubat’ta girdiğimiz Yeterlik Sınavında aldığım yüksek notla bölüme geçmiş oldum. İnsanın kendisini tanıması ve eksikliklerini bilerek ve gidererek ilerlemesi… Başarının sırrı bunda gizli bence.

Evet, 1,5 yıl hazırlık okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki, “geç olacağına hiç olmasın” demek yerine,  “geç olsun ama düzgün olsun” demek en mantıklısı… A kurunu okumakla Almanca’mı hem geliştirmiş hem de temelini sağlamlaştırmış oldum. Özellikle bu konuda bana yardımcı olan ve ellerinden geleni yapmaya çalışan hocalarıma teşekkür ederim.

Uzun lafın kısası; hırs, inanmak ve düzenli çalışmak başarının en önemli anahtarlarıdır. Başarılar diliyorum herkese. Umarım başarı sizinle olur! 😊